27 Temmuz 2018 Cuma

Ataizm - Ahmet Murat Sağlam

Hayattaki en önemli seçimimiz dini inancımızdır. Şu geçici hayatta hangi seçimimiz bu kadar hayati öneme sahip olabilir? İnsanlar bu en önemli konuda, bırakın kapsamlı bir araştırma yapmayı ve sorgulamayı, neredeyse gündemlerine bile almı- yorlar! Dini inançlarını adeta kopyalıyor ve taklitle yaşıyorlar.Bu kadar farklı din, bu kadar farklı mezhep, bu kadar farklı görüş varken; diğerlerinin uydurma ve senin inancının en doğru olduğunun yeterli deliline sahip misin? Yoksa tüm dünyadaki insanların çoğu gibi, sende anne babanın ve toplumun inancını taklitle takip mi ediyorsun? Seni yaratanı yol gösterici olarak yeterli kabul etmen, O’na güvenmen, O’ndan samimiyetle yardım istemen, inancını sorgulaman, gerçeğin peşinde olman, dini önemsemen ve delil üzerine yaşaman gerekmez mi? Atalarımızın yanlış üzere olduklarını gösteren çok sayıda ipucu var. İnsan aklına ters gelecek şeyler ve aynen diğer dini grupların inancında olan yanlışlar gibi. Sorun şudur; bizde onlar gibi atalarımızın düştüğü yanlışları görmezden mi geleceğiz? Ataizm adını verdiğim atalar dinini, Kuran ayetleri ışığında ve farklı örneklerle incelemeye var mısın?

Hayvanlardan Tanrılara-Sapiens - Yuval Noah Harari

- Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?
- Para neden herkesin güvendiği tek şey?
- Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?
- Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?
- Geleceğin dini bilim mi?
- İnsanların miadı çoktan doldu mu?
100 bin yıl önce Yeryüzü'nde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak? 

Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel Devrim'le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor. İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor.

Leyla ile Mecnun - Burak Aksak

“Bir yanımız çöl bir yanımız deniz…”
 “Zaman döngüseldir ve farklı seçimler yapsan da aynı hayatı yaşarsın. Sana verilmiş bir ömür vardır. Bu dünyadaki zamanın bellidir. Ve her şey bir denge içindedir. Biz... Daha doğrusu ben, o dengeyi bozdum…”
Aynı gün aynı hastanede doğmalarıyla başladı her şey. Bir hayatın birden fazla kez yaşanabileceğinin ve yarım kalmış her hikâyenin tamamlanmaya muhtaç olduğunun bir kanıtıydı onlar. Peki Mecnun bu sefer Leylasına kavuşabilecek mi?  Yoksa yine çölde mi açacak gözlerini? Çünkü o çöl çaresiz âşıkların son durağıdır. Kavuşamayan âşıklar o çölde aralar sevdiğini, kavuşanlarsa emlakçı emlakçı dolanır dururlar, 2+1 kombili.
Yayınlandığı dönemde izleyicisini ekrana kilitleyen Leyla ile Mecnun, bu kez bambaşka bir hikâye ile sevenleriyle yeniden buluşuyor. Mecnun,

5 Şubat 2018 Pazartesi

Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali

"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.