pdf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pdf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2017 Perşembe

Kuran ve Bilimsel Zihnin İnşası-Caner Taslaman

“Kuran-bilim ilişkisi” pek çok kişi tarafından merak edilen ve ilgi duyulan bir konu olmuştur. Bu konudaki çalışmalarla –genelde- modern bilimin bulgularıyla Kuran’ın içeriğinin ne kadar uyumlu olduğu sorgulanmaktadır. Bu husustaki yaklaşımlar da önemli olmakla beraber bu kitabın konusu değildir. Burada, “Kuran-bilim ilişkisi” ile ilgili daha önce ele alınmamış bir konu ele alınıyor ve Kuran’ın inşa ettiği zihinsel yapının bilimsel faaliyette bulunmaya ne kadar elverişli olduğu masaya yatırılıyor. Farkında olalım veya olmayalım bilimsel faaliyette bulunurken zihnimizde çeşitli ön kabuller vardır ve bunlar bilimi mümkün kılar. Bu kitapta Kuran’ın sunduğu varlık anlayışının ve içeriğinin bu ön kabulleri nasıl desteklediği gösteriliyor. Bu ön kabullerle bilimsel faaliyette bulunan birçok natüralist-ateist de elbette vardır, fakat Kuran’a inananlar için bilimsel faaliyet sürecinde bunları benimsemenin rasyonel bir temeli vardır.

19 Eylül 2017 Salı

Modern Bilim: Tanrı Var - Emre Dorman

İnsanlık tarihi boyunca evrenin ve yaşamın nasıl ortaya çıktığı ve bu ortaya çıkışta herhangi bir amaç olup olmadığı sorusu, felsefe ve ilahiyat çevrelerinin en temel konularından biri olmuştur. Özellikle 20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren evrenin kaynağı ve kaderi ile ilgili sorularla ilgilenen akademisyen sayısında önemli bir artış olduğu görülmektedir. Bu akademisyenler içinde ileri seviyede uzmanlık sahibi filozoflar, ilahiyatçılar ve bilim adamları bulunmaktadır. Bu modern metakozmolojistler hem mikro hem makro ölçüde pek çok soruyu gündeme getirmişlerdir: İnsan ve evren yaratılmış mıdır? Yoksa kör tesadüfler sonucu mu meydana gelmişlerdir? Evren niçin olduğu gibidir? Niçin sonu varmış gibi görünür? Uzay, zaman, madde, enerji ve bilincin, arkasındaki güç nedir?
Ve bunlar neden bu kadar hassas bir denge içindedirler? Öyle ki bunların temel yapısındaki en ufak bir farklılık, yaşamın varlığını ve devamlılığını imkânsız kılacak düzeydedir.

9 Eylül 2017 Cumartesi

Arzulardan Allah'a - Caner Taslaman

İnsanların en temel özelliklerinin başında doğal arzuları gelmektedir. Bu çalışmada insanların altı tane doğal ve temel arzusu ele alınıyor. Bunlar; yaşam arzusu, korkuların giderilmesi arzusu, mutluluk arzusu, gaye arzusu, şüpheden uzak bilgi edinme arzusu ve başkaları tarafından iyi davranılma arzusudur. Bütün bu doğal ve temel arzularımızın karşılanması, Allah merkezli bir varlık anlayışını (ontolojiyi) gerektirmektedir.


Burada sunulan ‘arzu delili’yle; teizmin yani Allah inancının, natüralizm-ateizmden daha rasyonel olduğu ortaya konuldu. Ayrıca Allah’ın önemli sıfatları bu delille temellendirildi. Bununla birlikte insanların, içlerindeki arzulardan dolayı Allah’ın varlığını uydurduğunu iddia eden natüralist-ateist felsefeci ve psikologların yaklaşımındaki hata gözler önüne serildi.

5 Eylül 2017 Salı

Din Neden Gereklidir? - Emre Dorman

Allah din göndermiş midir? Din neden önemli ve gereklidir? Din olmadan Allah'ın varlığı, birliği, sıfatları, Allah-evren-insan ilişkisi, hayatın anlamı, ölüm ve sonrası gibi en temel konularda tatmin edici açıklamalar bulmak mümkün müdür? Dünyevileşmenin dinin göz artı edilmesi üzerindeki etkisi nedir?

Din olmadan Allah'a ve yarattıklarına karşı sorumluluklar bilinebilir mi? Ateist oranının yüksek olduğu ülkeler daha mı ahlaklılar? Savaş ve kargaşaların sebebinin din olduğu iddiası doğru mu? Allah neden kendisine dua ve ibadet edilmesini istemektedir?




17 Ağustos 2017 Perşembe

Vahşetin Çağrısı - Jack London

Amerikan edebiyatının büyük ustalarından Jack London'ın unutulmaz romanı Vahşetin Çağrısı hemen tüm dillere çevrilmiş, gerçek anlamda bir klasik niteliği kazanmıştır. 

Dünya edebiyatında kendi kendini yetiştiren yazarların en yetkin örneklerinden biri olan Jack London, en güçlü ve etkileyici yapıtlarından biri sayılan Vahşetin Çağrısı'nda, kızağa koşulan bir kurt köpeğinin amansız yaşam savaşını anlatır. Alaska'nın yabanıl ortamında yaşayan insanların acımasızlığından payına düşeni alan Buck, ayakta kalabilmek için inanılmaz bir savaş verecek, giderek yabanın çekiciliğine kapılarak özgür seçimini yapacaktır. 

Ne ki, Buck'ın bir köpek olduğunu bilmesek, onun başından geçenleri bir insanın zorluklarla dolu yaşamöyküsü olarak da okuyabiliriz. London, bir köpeğin öyküsünün ardında, insanlık durumunun ürkütücü bir panoramasını önümüze serer. 
Vahşetin Çağrısı'nı Seçkin Selvi'nin Türkçesiyle sunuyoruz.

Allah'a Öğretilen Din - Emre Dorman

Dini konularda neredeyse her kafadan bir ses çıkıyor ve Allah'tan öğrenilmesi gereken din, Allah'a öğretilmeye kalkılıyor. Allah tarafından indirilen dini O'na öğretmeye kalkanlara şöyle söyleniyor Kur'an'da: "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah gökte ne var, yerde ne var hepsini bilir. Allah her şeyi çok iyi bilmektedir." (Hucurat Suresi 16) "…De ki: Allah'ın, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi Allah'a haber veriyorsunuz?" (Yunus Suresi 18).

Peygamberimiz Kur'an'da: "Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." (En'am Suresi 50), "Sizi sadece vahiy ile uyarıyorum." (Enbiya Suresi 45) diyor ve Kur'an bize peygamberimizin hesap günü: "Rabbim gerçekten benim toplumum, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar." (Furkan Suresi 30) diyerek ümmetinden şikâyet edeceğini bildiriyor. Buna rağmen Kur'an ile yetinmeyen ve ayetlerini içlerine sindiremeyenler, bu uyarılara ve "İste bunlar, Allah'ın ayetleridir ki, onları sana hak olarak okuyoruz. Hal böyle iken Allah'tan ve onun ayetlerinden sonra hangi hadise (söze) inanıyorlar" (Casiye Suresi 6) gibi ayetlere rağmen "hadis" başlığı altında dinimiz ve peygamberimiz hakkında Kur'an'a uygun olmayan birçok rivayette bulundular ve bu rivayetler ile Allah'ın indirmiş olduğundan uzak yeni bir din uydurdular.

4 Ağustos 2017 Cuma

Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında - Caner Taslaman

Benim "tarihselci" deyip de eleştirdiklerim, Kuran'ın tarihin belli bir döneminde indiğini ve kendi döneminin sorunlarına da çözümler sunduğunu ifade edenler değildir. Böylesi bir tanımlamayı hemen herkes kabul edecektir. Benim "tarihselci" deyip eleştirdiklerim, bugün bu etiketle anılırken; Kuran'daki kıssalara mitoloji diyen, Kuran'daki ahiret anlatımlarını Arapları uyutmak için anlatımlar olarak sunan ve Kuran'daki bize yönelik birçok "Yap" emrini, bunları yapmaya gücümüz de yetmesine rağmen, tarihi geçtiği için yapmayabileceğimizi ve hatta yapmamamız gerektiğini ifade edenlerdir. Yani eleştirdiklerim; ahiret anlatımları, kıssaları ve hükümleri ile Kuran'ın yarısından çok daha fazlasını boşaltan bir zihniyettir.

Kendini Kınayan Nefis - Emre Dorman

Kendini bilen insanın, hata ve günahlarıyla yüzleşmesi için nefsi yeterlidir. Kuran’da, “Kendini kınayan nefse yemin olsun” denilmektedir. Başkalarını kınamak kolay olandır. Zor olan, insanın kendini kınamasıdır. Kendimizi ne kadar iyi ve doğru görsek de, ortaya bir yığın mazeret döksek de, ne olduğumuzu biliriz gerçekte. Çünkü insan hem kendi nefsine tanıktır, hem de nefsi bu tanıklığa en büyük kanıttır. Kuran, “Kendi istek ve tutkularını ilah edineni gördün mü?” diye sorar ve nefsinin bencil tutkularından korunanların kurtuluşa erenler olacağını söyler. Yine Kuran, “Kendi nefsinizi temize çıkarmayın; kimin sakındığını en iyi bilen Allah’tır” diyorken bize, kınamak için kendi nefsi yeter herkese.

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Dinin Kaynağı Olarak Kuran Yeter mi? - Kashif Ahmed Shehzade

Bu kitap 'Dini anlamada Kur'an Yeter mi? 'sorusunun cevabını Kur'an ayetleri ışığında aramaktadır. Dinle ilgili birçok temel tartışmanın çözümü, bu soruya nasıl cevap verileceğine bağlıdır. Dinin gerçek kaynağını aramada cesur bir adım sayılabilecek olan bu eser, mevcut tartışmalara derinlik katacaktır. 

Biz bu Kitap’ta, herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. (En’am, 38) 

Bak nasıl sıralıyoruz ayetleri, iyice kavrayabilsinler diye. (En’am, 65) 

İyice araştırıp kavrayan bir topluluk için ayetleri biz tam bir biçimde ayrıntılı kıldık. (En’am, 98)

7 Temmuz 2017 Cuma

Dini Konularda Kendini Kandırmanın 40 Yolu - Emre Dorman

İnsanlar, yaşamları içinde pek çok şeye değer biçerler. Bir dine, bir gruba, siyasi bir partiye ya da bir futbol takımına bağlanmak şeklinde ortaya çıkar söz konusu bu değer. Ancak zamanla insanlar, değerleri ile yaşamları arasında tezat oluşturacak şeyler ile karşılaşırlar. Genellikle de, yapmak istedikleri şeylerin yanlış olmasını istemezler. Bu yüzden ya gerçeklerle yüzleşmekten kaçar ya da bu gerçeğe karşı koymaya çalışırlar.

Kendini kandırma, işte bu aşamada devreye girer. Allah'a ve dine inandığını söyleyen, ancak inancının gereklerini yerine getirmede zorlanan kişi, bir çelişki içindedir. İnsan çelişkilerle yaşayamayacağı için de, kendince bahaneler üretir ve sıraladığı bu bahanelerin ardına gizlenir. Dini konularda kendini kandırmak üzere üretilen bu bahanelerin zararı ise, başkasına değil, bizzat bu bahaneyi üreten kişinin kendisinedir...

İnsanlar Uyurlar, Ölünce Uyanırlar - Emre Dorman

Pek çok insan dünya hayatının geçici ışıltısına aldanıp istek ve arzularının peşinde yok yere tüketir ömrünü. Tıpkı bir yaprak misali savrulur durur yaşam içinde. Bir gün öleceği gerçeğini unutup ölüm sonrası için kayda değer bir hazırlık yapmadığı gibi değersiz ve anlamsız bir şekilde yaşar hayatını. Oysaki ölüm, yaşamın ikiz kardeşidir. Yaşamla birlikte var edilmiştir. Alınan her bir nefesin yarısı yaşam, yarısı ölüm için alınır. Ölüm bize bu kadar yakındır. 

Ömür, anne karnı ile toprak altındaki iki karanlık arasında yakılan bir kibrit alevi gibidir. Alev almasıyla sönmesi an meselesidir. Göz açıp kapar gibi geçecek ve bir gün son bulacaktır. Uyanmak için uyumak gerekiyordu önce. Ölmek için yaşamak. Ve biz yaşıyorduk. Yaşıyorken de uyuyorduk. Derin bir uyku içindeyken kendimizi, yaşıyor sanıyorduk. 

Bu gerçek ile yüzleşmeye, dünya uykunuzdan uyanmaya ve yaşamınızı sorgulamaya cesaretiniz var mı? Eğer yok ise bu kitabı elinizden bırakabilir, yaşantınıza kaldığınız yerden devam ederek sizin için ayrılan sürenin sonuna gelebilir ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayıp, hiç yaşamamış gibi ölebilirsiniz. Kaçınılmaz olan ölüm ile yüzleşmeden önce, yüzleşin kendinizle.